Metastatik mide adenokarsinomu tanısıyla tedavi gören bir müvekkilimiz adına, tıp bilimindeki güncel gelişmeler ışığında zorunlu görülen ancak ülkemizde henüz ruhsatlandırılmamış olan Zolbetuximab etken maddeli Vyloy isimli ilaca erişim konusunda önemli bir hukuki başarı elde edilmiştir.

Hastalığın agresif seyri ve standart tedavilere yanıt vermemesi üzerine uzman hekimler tarafından hayati öneme haiz olduğu ve muadilinin bulunmadığı bildirilen bu ilacın kullanımı için yapılan başvuru, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından yeterli etkinlik verisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmişti.
Söz konusu ret kararına karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde açtığımız iptal ve yürütmeyi durdurma davasında, ilacın FDA ve EMA gibi uluslararası otoritelerce onaylandığı ve hastanın genetik profiline uygunluğu bilimsel raporlarla mahkemeye sunulmuştur. Mahkeme, anayasal bir hak olan yaşam hakkının kutsallığını ve ilacın kullanılmaması durumunda telafisi imkansız zararların doğma riskini gözeterek emsal niteliğinde bir karara imza atmıştır.
Ankara İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın doğrudan yaşam hakkına ilişkin olduğunu ve uygulanması halinde fiili durum nedeniyle telafisi güç zararlar doğurabileceğini vurgulayarak, idarenin savunması dahi beklenmeksizin yürütmenin durdurulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Bu karar, bürokratik engellerin ve teknik mevzuat yorumlarının, temel bir insan hakkı olan sağlığa erişim ve yaşam hakkının önüne geçemeyeceğini bir kez daha tescil etmiştir.
Hukuk büromuz, benzer durumda olan ve yenilikçi tedavilere erişim engeliyle karşılaşan tüm hastalar için bir umut ışığı niteliği taşıyan bu süreci titizlikle takip etmeye devam etmektedir.
Bu konuyla ilgili olarak sonrasında SGK tarafından ilaç bedelinin karşılanması talepli başvurumuzun reddi nedeniyle İş Mahkemesi’nden de ihtiyati tedbir kararı alınmış olup ilgili yazıyı ya okuyabilirsiniz: